Forex piyasasında işlem yapanların çoğu, ekranlarındaki kar/zarar rakamına odaklanırken, çoğu zaman gözden kaçırdıkları küçük ama etkili bir kalem var: swap. Özellikle pozisyonlarını birden fazla gün açık tutan yatırımcılar için bu taşıma maliyeti bazen fark edilmeyecek kadar küçük, bazen de hesabın yönünü etkileyebilecek kadar büyük olabilir. Bu yazıda swap nedir, neden alınır veya ödenir ve swap-free hesaplar gerçekten avantajlı mı gibi sorulara samimi ve sade bir dille cevap verelim.
Swap Nedir?
Forex işlemlerinde swap, pozisyonunuzu gece yarısından sonraya taşıdığınızda hesabınıza yansıtılan faiz farkıdır. Her döviz çiftinde bir para birimi yüksek faizli, diğeri düşük faizlidir. Bu faiz farkı, işlem yaptığınız yön doğrultusunda ya hesabınıza eklenir (pozitif swap), ya da hesabınızdan kesilir (negatif swap).
Mesela USD/TRY paritesinde USD alıp TRY satarsanız, yüksek faizli Türk Lirası’ndan düşük faizli Dolar’a geçmiş olursunuz. Bu durumda sistem sizin aleyhinize swap yazar çünkü düşük faizli bir paraya geçerek faiz gelirinden feragat etmiş olursunuz.
Ters işlemde ise yani TRY alıp USD satarsanız, bu kez yüksek faizli parayı tutmuş olursunuz ve teoride swap gelir elde edersiniz. Ama burada işler bazen teorideki gibi işlemez…
Gerçek Hayatta Swap Ne Kadar Etkili?
Swap ücretleri, özellikle pozisyonu birkaç gün ya da hafta boyunca açık tutanlar için ciddi bir maliyet kalemi olabilir. Günlük bazda çok küçük görünen bu tutar, haftalık veya aylık bazda yüzlerce dolarlık fark yaratabilir. Özellikle bazı paritelerde (örneğin NZD/JPY gibi), faiz farkları çok yüksek olduğundan swap yükü yatırım kararlarını bile etkileyebilir.
Ayrıca her Çarşamba gecesi, swap üç gün birden (Cuma dâhil) yansıtılır. Bu da pozisyonunuzu haftanın o günü taşımadan önce iki kez düşünmeniz gerektiği anlamına gelir. Çünkü örneğin -2 dolar olan günlük swap, Çarşamba gecesi -6 dolar olarak hesaba geçer.
Swap-Free Hesaplar: Göründüğü Kadar Masum mu?
Bazı yatırımcılar özellikle faiz hassasiyeti nedeniyle veya swap maliyetinden kaçınmak için “swap-free” (faizsiz) hesapları tercih eder. Bu hesaplarda gecelik taşıma maliyeti yansıtılmaz. Ancak bu durum tamamen “bedava” anlamına gelmez.
Swap alınmadığı durumlarda, aracı kurumlar genellikle başka yollarla gelir elde etmeye çalışır. Örneğin, spread’leri (alış-satış farkı) daha geniş tutabilirler. Ya da gizli komisyonlarla her işlemden ekstra kesinti yapabilirler. Bazı brokerlar ise swap-free hesabı yalnızca belirli süreyle aktif tutar; birkaç haftadan sonra swap-free özelliğini otomatik olarak kaldırabilir.
Daha da önemlisi, bazı aracı kurumlar swap-free hesapları kötüye kullanım riskine karşı sınırlamalarla donatır. Örneğin bir yatırımcı yüksek swap getirisi olan bir paritede işlem açıp swap-free hesap avantajıyla bu farkı cebe atmak isterse, kurum bu işlemi “kötü niyetli kullanım” olarak değerlendirebilir ve hesabı kısıtlayabilir.
Stratejik Yaklaşım: Swap’ı Düşünerek Pozisyon Açmak
Swap kavramı çoğu zaman ihmal edilse de, özellikle uzun vadeli işlemlerde karar mekanizmasının merkezinde yer almalıdır. Bazı profesyonel yatırımcılar swap’ı sadece bir maliyet olarak görmez, aksine gelir fırsatı olarak da değerlendirir.
Carry trade adı verilen stratejiyle, yatırımcılar düşük faizli para birimini satarak yüksek faizli olanı alırlar ve her gece swap geliri elde etmeyi hedeflerler. Tabii ki bu strateji fiyat yönünün de swap lehine olması durumunda kazandırır. Aksi takdirde, swap gelirine rağmen pozisyonun zarara geçmesi muhtemeldir.
Özetle
Forex piyasasında swap, her ne kadar küçük bir ayrıntı gibi görünse de, uzun vadede yatırımcının performansını doğrudan etkileyen bir kalemdir. Swap-free hesaplar ise her zaman avantajlı olmayabilir; bazen görünmeyen maliyetlerle sizi başka bir kapıdan içeri alabilir. Bu yüzden işlem açarken sadece grafiklere değil, pozisyonun maliyetine, süresine ve hatta gece saatlerine bile dikkat etmek gerekir.
Gerçekten kazanan yatırımcı, sadece kazandığı pipleri değil, o piplerin arkasındaki maliyetleri de hesaplayabilendir.